Sui GeNURis'in Pazarlama Dünyası

Pazarlamada Online Video Nasıl Kullanılır?

Ekim 13, 2009 · Yorum Yapın

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized

Ekim 13, 2009 · Yorum Yapın

more about "untitled", posted with vodpod

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized

Sergio Zyman – Bildiğimiz Pazarlamanın Sonu

Ekim 8, 2009 · Yorum Yapın

Coca-Cola’da çalıştığı süre içinde, şirket tarihinde ilk kez yıllık satış hacmini 9 milyardan 15 milyar ABD Doları’na çıkaran Zyman’ın başarısı, Time dergisi tarafından “20.yüzyılın önde gelen 3 girişimcisi-one of the three great pitchmen of the 20th Century”nden biri seçilmesine yol açtı. “Daha çok ürünü, daha çok insana, daha sık, daha fazla para karşılığında ve daha etkili biçimde satmak” sloganıyla pazarlama dünyasına yeni bir bakış kazandıran Sergio Zyman, halen Zyman Group’un Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor. Aşağıdaki metin Zyman’ın Bildiğimiz Pazarlamanın Sonu kitabından alınmıştır.

  • Pazarlamanın tek amacı; daha fazla ürünü, daha çok insana, daha sık ve daha yüksek fiyatlarla satmaktır. Bunu yapmak için başka bir neden yoktur.
  • Pazarlamak ciddi bir iştir –pazarlamanın kendisi de giderek ciddi bir iş alanı haline geliyor.
  • Pazarlama sır değildir ve pazarlamacılar böyle olduğunu iddia ederek kendilerini popüler yapamazlar.
  • Pazarlama profesyonel bir disiplindir. Onu amacınıza veya bu konuda eğitilmemiş başka birine bırakamazsınız.
  • Günümüz pazar ortamında, tüketici demokrasisi vardır. Tüketici, çok sayıda seçeneğe sahiptir, bu yüzden nasıl seçeceklerini onlara pazarlamacılar anlatmalıdır.
  • Hedefinizi planlayın. Ulaşabileceğinizi düşündüğünüz yeri değil, olmak istediğiniz yeri hedefleyin.
  • Hedefinizi belirledikten sonra, sizi oraya ulaştıracak stratejiyi geliştirin.Strateji patrondur. Bunu asla unutmayın. Strateji, “herşey iletilir”deki “herşey”i kontrol edendir. Stratejinizi değiştirmeye karar verebilirsiniz ama stratejisiz yapamazsınız.
  • Pazarlama bir bilimdir. Harcama yapmak, ölçmek, analiz etmek ve uygulamakla ilgilidir. Düşüncelerinizi değiştirme konusunda istekli olmalısınız.
  • Neyin istendiğini bulun ve insanlara bunları sunun; veya ne sunabileceğinizi bulun ve onu istenebilir yapın. Ama unutmayın ki ilki daha kolaydır.
  • Her markayı ve her pazarlama bölgesini ölçün. Bunu sık sık, en azından ayda bir defa yapın ve aksatmayın. Pazarlama, sonuçlar yaratmalıdır.
  • Sorular sorun. Uyanık olun ve yaratıcı düşünün. Yaratıcılık, eski fikirleri yok etme sürecidir. Her gün yeni bir gündür.
  • Benzerlik satış yapmaz. Ürününüzün değeri, onun tüketicilerin gözünde rekabetteki farklılığına göre belirlenir.
  • İmajın tüm elementlerini kullanarak markanızı kurun; ticari marka imajı, ürün imajı, kullanıcı imajı, kullanım imajı ve çağrışım imajı.
  • Doğru araçları kullanın: Hacime değil, kâra odaklanın; pazar payına değil, gerçek tüketime odaklanın; marka bilincine değil, gelecek bütçelerdeki paya odaklanın.
  • Satın almaları için müşterilerinize daha çok neden vermeye devam edin. Daha sık gelmelerine ve ürününüzü daha yüksek fiyatlara almalarına ihtiyacınız var.
  • Bölgesel pazarlama yapın. Tüm tüketicilerinize, onların kişiliklerine uyan bir şeyler vermek zorundasınız. Çok sayıda güçlü lokal markadan sonra global markalar kurulmalıdır.
  • Balığın olduğu yerde avlanın. Ürününüzü isteyen ve alabilecek durumda olan tüketicilere satış yapmaya odaklanın. En kârlı hedefleri belirleyebilmek için pazarınızı bölün.
  • Davranışı öğretmek veya değiştirmekten çok daha kolay olan, davranışı artırmak ve genişletmektir.
  • İşin Kaynağını (S.O.B / Source of Business) düşünün. İşin kaynağı; gelecek satışınız ve kârınız nereden gelecek?
  • Görünür taleple gözlerinizi kör etmeyin. Öncelik yok olabilir. Satılanı satmayı sürdürün.
  • Organizasyonunuzdaki herkesin stratejiyi, amacı ve iş hedeflerini anladığından emin olun. Sonra diledikleri gibi yürütmelerine izin verin.
  • En iyi pazarlama profesyonellerini bulun ve onlar için işler yaratın. En iyi organizasyon tablosuna değil, en iyi insanlara ihtiyacınız var.
  • Mükemmelliği ödüllendirin, hataları cezalandırın.
  • Strateji sizin işinizdir. Reklam ajanslarının işi onu verimli bir biçimde iletmektir.Tek bir ajans tüm markalarınızın gereksinimlerine cevap veremez. Bir ölçü her bedene uymaz.Ajansların en iyi yetenekleri çekmeleri için kaynaklara ihtiyaçları vardır. Onlara yeterli ödeme yapmalısınız ancak ölçülebilir sonuçlar talep edin.
  • Israrlı olun ve tutkuyla çalışın. Böyle olmazsa, sabah erkenden uyanmanın ne anlamı kalır ki?

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized

Markaların ilginç öyküsü ve adları nereden geliyor

Ekim 8, 2009 · Yorum Yapın

İşte en ilginçleri: 1920’de Bavyeralı kunduracı Adolf Dassler, adı ve soyadının ilk üç harfini verdiği Adidas’ı kardeşi Rudolph’la beraber kurar. İkinci Dünya Savaşı sonrası iki kardeş kavga eder ve ayrılır. Adolf, ünlü üç bantı Adidas’ta kullanmaya başlar, kardeşi Rudolph da gidip Puma markasını yaratır.

Beceriksiz kadınlar olmasa
Jean Mantelet’in karısı topaksız patates püresi yapamayınca, Mantelet sebze püresi makinesini yaratır ve 1957’de elektrikli ev aletleri şirketi Moulinex’i kurar. Marc Gregoire’ın karısı da yaptığı omletleri, sürekli tavaya yapıştırmaktadır. Çare olarak balık oltalarında kullanılan PFTE maddesinden yola çıkar ve 1956’da tutmayan tava Tefal’i yaratır.

Üç iflasın ardından Mars
Üç kez çikolata imalatını deneyen ve üçünde de iflas eden, karısı ve çocuğu tarafından terk edilen Forrest Mars, 1914’teki son denemesinde krem karamelli, fıstıklı Mars çikolatasını yarattı.

Bayer grubunda çalışan genç bir kimyager ise hasta olan babasını iyileştirmeye çalışırken Aspirin’i bulur
Markaların adları nereden geliyor
NOKIA: Kıyısında kurulduğu nehrin adı.
MERCEDES: İspanyolca’da zarafet kelimesinden.
NIKE: Zaferi temsil eden Yunan tanrıçasının adından.
OMO: Old Mother Owl (Yaşlı Baykuş Anne) kısaltması.
POKEMON: Pocket Monster (Cep Canavarı) kısaltması.
REEBOK: Güney Afrika’da bir antilop cinsinden.
DURACEL: Duration (devamlılık) ve Cell (pil) kelimelerinin birleşmesinden
VOLVO: Latince ‘sürüyorum’ kelimesinden.
NIVEA: Latince kar anlamına gelen ‘nivis’ kelimesinden.
LANCOME: Fransa’daki Lancosme şatosunun adından.
DANONE: Yaratıcısının oğlunun ismi olan Daniel’in Katalanca’daki kısaltması Danon’dan.
DUREX: Durability (dayanıklılık), Rrliability (güvenilirlik), Excellence (mükemmellik) kelimelerinin birleşmesinden.
BEYMEN: Boyner Grubu’na ait olan bu markanin isminin geçmisi de
ilginç:Erkek giyimi üzerine bir üretim ve magazacilik yapma karari
verildiginde konu ile ilgili toplantiya katilanlarin hepsi erkek yani ‘bey’ imis.
Hem de marka o dönemde sadece erkekleri düsünerek konumlandiriliyor. Bir de global bir hüviyet kazandirm ak için Ingilizce adam anlamina gelen ‘men’ kelimesi ile birlestirilerek Beymen markasi ortaya çikiyor.
SONY: ismi uzun bir çalismanin ardindan konulmustur. Ürün global
ölçekte tasarlandigi için bütün dünya dillerinde çok rahat söylenen bir
kelime aranmis ve Japonca’da günes anlamina gelen Sony kelimesin de karar kilinmistir.
FENDİ: Dünyaca ünlü elbise markasi olan Fendi ismi Izmirli bir levanten
aileden gelme.Atalari Izmir’de Efendizade ailesine mensup olan bu sahis,
Efendi kelimesinin basindaki ‘ e’ harfini atarak Fendi markasini vermis
ürünlerine.
ENKA: Eniste ve kayinbirader unvanlarinin ilk heceleri
birlestir ilerek olusturuldu. Eniste Sarik Tara, kayinbirader de Sadi Gülçelik. Bu ikili 1957′de ENKA Kollektif Sirketi’ni kurarak müteahhitlik
faaliyetl erine basliyor.
K. V. K: 1993 yilinda kurulan K. V. K. Mobil Telefon Sistemleri Ticaret
AS, Türkiye’nin en büyük cep telefonu distribütörü. Kurucuları olan
Mehmet Emin Karamehme t, Murat Vargi ve Osman Kavala’nin soyadlarinin bas harfi biraraya getirilerek olusturulmus bir isim.
DYO: Durmus Yasar ve Ogullari Boya ve Vernik Fabrikalari A. S. nin
AKBANK: Adana-Kayseri Bankasi. Sakip Sabanci’nin geçmisi Babasi Haci
Sabanci’nin memleketi Kayseri’ye uzaniyor. Aslen Kayserili olmakla
birlikte is dünyasindaki devlesmeleri Adana’da gerçeklesti. Sabanci
ailesi 1959 yilinda Adana ve Kayseri’nin bas harflerin i birlestirerek Akbank’i kurdular.
ABBATE: Türkiye’de kalitesi ile taninan ve üst sinifa hitap eden bir
gömlek ve kravat markasi. Italyanca bir kelime. Italyanca’da zirvedeki adam ve basarili isadami anlamina geliyor.
YUMATU: Bir televizyon markasi. Ilk planda herkesin aklina Sony ya
da Yamaha gibi bir Japon markasi çagrisimi yapmasina ragmen bir Türk
markasi. Açilimi Yusuf, Mahmut ve Tuncer kardesler .

VAKKO: Vitali ve Alber adli iki kardesin isimlerinin bas harflerini
ve Hakko soyadinin ‘kko’ kismini birlestirerek olusturdugu bir marka.
YIMPAS : Yozgat Ihtiyaç A.S Maddeleri Pazarlama Anonim Sirketi’nin
kisaltilmis hali.

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized

iletisimde altin kurallar 2.0

Eylül 24, 2009 · Yorum Yapın

more about "iletisimde altin kurallar 2.0", posted with vodpod

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized

GeRiLLa PaZaRlAmA

Ağustos 28, 2009 · Yorum Yapın

Jay Conrad Levinson’ın “gerilla ruhu”nu tarif edebilmek için konferanslarında anlattığı küçük öykü;

“Ufak bir işyeri var mobilya satıyor. Etrafta ondan çok daha büyük mobilya mağazaları var. Yanındaki mağaza kocaman; mağaza boyunda bir afiş asmış “yüzde 60 indirim!”, diğer yanındaki ondan da büyük, “yüzde 75 indirim!” Ortadaki gerillanın ise ne bu kadar indirimi yapacak, ne de bu kadar büyük afiş asacak parası var. O da tam ortaya, kapısının üzerine şunu yazıyor: “Ana giriş”. İşte gerilla ruhu budur…”

Bu hikayeden sonra işte Trabzon’dan  da zekice yapılmış bir gerilla örneği..

trabzonlu2

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized

Pazarlama dünyasının yeni dijital oyuncağı: Augmented Reality (AR)

Ağustos 18, 2009 · Yorum Yapın

Augmented Reality (AR – “yükseltilmiş gerçeklik” veya “zengin gerçeklik” şeklinde Türkçe’ye çevrilebilir) gerçek görüntüler ile bilgisayar ortamında yaratılan sanal görüntülerin, dijital ortamda birleştirilip eşzamanlı olarak işlenmesi sürecini ifade ediyor. Burada asıl enteresan olan nokta, sanal görüntülerin gerçek görüntülere “etkileşimli şekilde” ve “gerçek zamanlı” entegre edilmesi… Pratik hayattan bir örnek vermek gerekirse, örneğin bir masa düzlemini algılayabilir ve masanın gerçek zamanlı görüntüsü üzerinde bilgisayar ortamında bir yarış oyunu oynayabilirsiniz. Böylece masa üzerindeki değişimleri oyuna yansıtabilir yada bilgisayar ortamındaki elementleri kontrol etmek için gerçek dünyadan girdi (input) kullanabilirsiniz. Masa düzlemini gerçek zamanlı 3 boyutlu uzayda değiştirebilir ve ekrandaki dijital içeriğin de bu değişikliğe ayak uydurmasını izleyebilirsiniz.

AR nasıl çalışır?

AR gerçek dünyayı tanımak ve tanımlamak için “tracking” diye adlandırdığımız izleme teknolojilerinden faydalanıyor. Bu her AR projesinin tanımlanabilir ipuçlarına ihtiyacı var. Bu ipuçları görsel kodlar olabileceği gibi, GPS koordinatları gibi tanımlayıcı kodlar da olabiliyor. Kodlar özel hazırlanabileceği gibi, herhangi bir obje de kod olarak tanımlanabilir. Bu ipuçları dijital ortamda ikinci bir (sanal) uzay yaratmamıza ve perspektifi derinlik gibi gerçeklik elementleri oluşturmamıza yarıyor. Bir kere sanal ve gerçek uzayı eşledikten sonra, dijital görüntüleri işlemek ve gerçek dünyaya uyumlu şekilde göstererek AR görüntüsü elde ediliyor.

.

AR’nin faydası

AR’nin en büyük faydası “etkileşim” kavramında yatıyor. Kullanıcıya çok daha zengin bir etkileşim ortamı sunuyor. Ayrıca dijital dünya ile sanal dünyayı birleştirmesi de etkileşime kattığı yeni bir perspektif. Artık bilgisayar ekranı ve odanız iki ayrı dünya değil. Birbirleriyle adeta konuşuyorlar… Böylece masanızın üzerinde arabasız araba yarışı oynayabiliyor ya da avucunuzda bir 3D bir karakteri dans ettirebiliyorsunuz. Üstelik siz elinizi hareket ettirdikçe AR içeriği de buna yanıt veriyor. Bu etkileşimi Mouse & Klavye sınırlamalarından kurtarıyor ve ellerimizle yönetebildiğimiz yeni bir dijital dünyanın kapılarını aralıyor.

AR örnekleri

AR’nin ilk örnekleri kompleks yazılımlar ve işlemci güzüne dayanıyorken, artık online veya mobil mecrada mecrada kullandığımız örnekler üzerinde çalıştıkları elektronik aletler ile uyumlu olacak şekilde daha az kaynak tüketiyor. Yani basitleştirilmiş ve optimize edilmiş AR projelerini son kullanıcıya cep telefonu veya kişisel bilgisayar üzerinden sunmak mümkün. Cep telefonları Java tabanlı yazılımlara yönelirken, bilgisayarlarda son kullanıcıya sadece Flash üzerinden erişmek mümkün.

Ticari anlamdaki Flash tabanlı ilk AR uygulaması ise Türkiye’den çıktı. 2FRESH tarafından Kotex Young için hazırlanan Kita’nın Sihri projesi dünyada FLAR Araç Kiti ile Flash üzerinde hazırlanan ilk ticari iletişim çözümü oldu.

AR alanında dünyada son kullanıcıya ulaşan halen sayılı dijital reklam örneği var. Bu alanda öne çıkan yaratıcı uygulamalar;

  • Kita’nın Sihri
    Kotex Young için 2FRESH tarafından hazırlanan Kita’nın Sihri, dünyada Flash platformu üzerindeki ilk ticari çözüm. Aşağıdaki örneklerden en büyük farkı harici plug-in veya yazılım gerektirmeden, %90′ların üzerinde penetrasyonu olan Flash oynatıcı üzerinde çalışması. Kita’nın Sihri Kotex Young’un sevilen karakteri Kita’yı kızların odasına, masasına hatta avucunun içine getiriyor. Kızlarla Kita arasındaki bağı güçlendirirken AR’nin sihri ile genç kızları büyülü bir dünyaya götürüyor…
  • Mini
    Mini’nin AR ilanı aracı ekranda 3 boyutlu incelemenize olanak sağlıyor. Ürün odaklı… Ekranda 3 boyutlu modellenmiş olarak duran Mini’ye, elinizdeki kağıda basılı görsel kodu kullanarak dilediğiniz açıdan bakabiliyorsunuz. Yalnız, AR uygulaması için İnternet gezgininize harici ve yüksek MB’lı bir plug-in kurmanız gerekiyor…
  • BMW Z4
    Z4 uygulaması BMW grubunun önceki “Mini” uygulamasından farklı olarak web tabanlı değil. Özel bir yazılım indirip bilgisayarınıza kuruyorsunuz. Önceki Mini uygulamasına kıyasla çok daha interaktif ve reklam kampanyası ile bütünleşik hazırlanmış… İngiltere’deki Z4 ile boyama filmleriyle bağlantı kurularak, oyuncunun kendi tuvalini boyamasına olanak tanıyor… 
  • GE Ecomagination
    General Electric “Ecomagination” vizyonunu anlattığı siteye bir de AR oyuncağı yerleştirmiş. Ekranınızda beliren rüzgar tribünlerini üfleyerek döndürebiliyorsunuz (AR ile birlikte mikrofon ve ses bağlantısı kullanılmış). Sitenin genel konsepti içinde başarılı çözülmüş bir proje olmuş.
  • Toyota iQ
    Görünen o ki, otomotiv sektörü AR’yi sevmiş ve benimsemiş durumda. Toyota da Mini’ninkine benzer bir AR uygulaması hazırlamış. Yeni ve faklı olarak arabayı yolda kullanabiliyor ve aracı parçalarına ayrıp gerçek hayatta göremeyeceğiniz bir açıdan görebiliyorsunuz. 
  • Diğer
    Google G1 Android üzerinde çalışan “Enkin” ve “Wikitude” uygulamalarını da mobil AR çalışmalarının ilk örneklerinden. Mobil AR için iPhone üzerinde çalışan “Sekai Camera” da başarılı bir mobil AR örneği. Nokia N95 Smart Phone’da oynayabileceğiniz “AR Tower Defense” diğer bir AR uygulaması…

Oyun demişken, yakında Monopoly’deki evleri de gerçekten “inşa” edebileceğiz gibi gözüküyor. Sanıyorum sizin de gözünüzün önüne ekranda çalışan vinçler ve oyun tahtası üzerinde yükselen oteller geliyor… 

Markanız için AR

Gelelim işin en can alıcı yerine: Siz AR’yi markanız veya ürününüz için nasıl kullanabilirsiniz?

Şüphesiz AR’nin ilk akla gelen çözümleri “Mini”, “BMW Z4″ veya “Toyota iQ” örneklerinde olduğu gibi ürün odaklı demolar üretmek ve bunları kullanıcının eline vermek. Öte yandan bir adım ileriye gitmek istediğimizde, pek çok diğer reklam aracı gibi, AR de fikir ve yaratıcı güç ile anlam kazanıyor. Etkisi ve güzü artıyor. Sıra dışı ve farklı olabildiğiniz oranda rakiplerinizle arayı açmanıza ve mesajınızı vermenize olanak tanıyor. “Kita’nın Sihri” ve “Ecomagination” bu anlamda bir adım daha önde; kampanya fikri ile örtüşmüş ve bütünleşik bir iletişime hizmet eden örnekler… Önemli olan nokta, yine – her zaman olduğu gibi – detayları doğru çözmek ve yapmış olmak için değil, uygun ve gerekli olduğu için AR’yi pazarlama iletişiminize hizmet eder bir noktada kullanmak.

Bu makale 15 Haziran tarihli IP Magazine’de yayınlanmıştır.

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
Etiketlendi: , , , ,

Twitter’da verimli pazarlama için 10 altın ipucu

Ağustos 17, 2009 · Yorum Yapın

twitter-money

İnternetteki en yeni sosyal medya sitelerinden biri olan Twitter blogculara ve diğer internet kullanıcılarına iletişim için tamamen yeni bir yol sunuyor. Twitter mikro bloglama denen kavramı literatüre soktu, küçük ve hızlı hazırlanan içerikle iletişimin yolunu açtı. Normal blog formatlarından nasıl kazanç sağlayacağını bilenler Twitter’un avantajlarını da keşfedebilir, blogculuktan kazandıklarını daha hızlı ve daha küçük boyutlu format ile kazanabilirler. İşte Twitter’da verimli bir pazarlama için dikkate almaya değer 10 ipucu:

1 – İlk olarak, sürekli yazı yazmak ile spam mesaj göndermek arasındaki farkı bilmeniz gerekiyor. Twitter’da spam olayına girmek istemezsiniz diye düşünüyoruz. Bunun yerine, abonelerinizin okumak için can atacağı anlamlı, ilgili ve okunabilir yazılar yazmayı istersiniz. Twitter’ı pazarlama mecrası olarak kullanan birçok kullanıcı spam mesajlar gönderme hatasına düşüyor ve pazarlama maceralarını erkenden sonlandırmak zorunda kalıyorlar. Twitter sosyal bir ağ, spam mesajların atılacağı bir yer değil. Eğer okuyucularınızı spam mesajlarıyla bezdirirseniz, hiç kimse bir daha sizin sayfanıza uğramayacaktır. Uzun lafın kısası, sürekli spam tarzı mesajlar göndererek hiçbir yere varamazsınız. Bu nedenle vaktinizi boşa harcamayın.

2 – Twitter’da yazmaya başlarken neyi tanıtmak istediğinize iyi karar verin. Eğer amacınız Twitter üzerinden web sitenize ya da işinize maksimum ziyaretçiyi ya da müşteriyi çekmek istiyorsanız, bu nokta çok önemli. Eğer ürününüzü iyi biliyor ve pazara sürmenin neler getireceğini anlıyorsanız, o halde siz diğerlerindne bir adım öndesiniz ve burası sizin için gerçekten uygun bir ortamdır.

3 – Sayfanıza ne tür bilgiler koyacağınızı bilmeniz oldukça önemli. Hem kendi tweet’lerinizi yazarken, hem de diğerlerinin mesajlarına cevap verirken. Eğer diğer işlerle nasıl iletişim kuracağınıza dair rutin bir planınız varsa, Twitter’da ve bu servis üzerinden iletişim kurduğunuz kişilerle ilişkilerde başarılı olacaksınız demektir.

4 – Twitter’daki pazarlama stratejinizi ateşleyecek etkenlerden biri de Twitter’da nasıl verimli bir iletişim kurulacağını öğrenmektir. Twitter’ı sohbet için bir ortam olarak kullanabilirsiniz, ancak eğer sizin Twitter girişlerinizi okuyan kişilerle verimli bir iletişim kurmayı becerebiliyorsanız.

5 – Twitter’daki pazarlama girişiminizden alabileceğinizin en fazlasını almak istiyorsanız, toplulukta nasıl bir rol alacağınızı öğrenmeniz ve süreç sırasında düzgün bir iletişim kurmak hayati önem taşıyor. Twitter büyük oranda topluluk tabanlı bir sosyal ağ sitesi. Bu nedenle, kendi iş amaçlarınız için sitede yazarken diğer müşterilerle, kullanıcılarla ya da kuruluşlarla iletişim kurmaz, sohbet etmezseniz hiçbir yere varamazsınız.

6 – Twitter hesabınızı olabildiğince doldurun. Profil sayfasına bir resim yükleyin ve işinizle ilgili bazı bilgiler ekleyin. Böylelikle sizin Twitter sayfanızı ziyaret edenler kimin yazılarını okuduklarını daha iyi bileceklerdir. Twitter gibi sosyal ağ sitelerinin mantığı da bu zaten. İçeriğin kişisel olması… Okuyucularınız sizin hakkınızda daha fazlasını bildikçe, bunun karşılığında sizin de alacaklarınız giderek artacaktır.

7 – Twitter girişiminizden maksimumu almak istiyorsanız bir plan dahilinde ilerleyin. Biraz araştırma yapın, Twitter’da yazmaya başlamadan önce bu sitenin ne olduğu hakkında iyice fikir sahibi olun. Yazı yazmak için temel bir taslak oluşturun, sağlam bir planı elde edince de artık işe koyulabilirsiniz. Eğer iyi bir plan yaparsanız, Twitter üzerinden işinizi, ürününüzü ya da servisinizi daha fazla kazanç getirecek şekilde pazarlayabilirsiniz.

8 – Ürününüzün promosyonunu yaparken aşırıya kaçmayın. Ürününüz ya da servisinizle ilgili Twitter girişleri yaparken, bunu Twitter’daki yegâne bulunma sebebiniz haline getirmeyin. Şirketinizle, ürünlerinizle, endüstriyle ve diğer herşeyle ilgili her çeşit bilgiyi Twitter aracılığıyla paylaşın. Okuyucularınızı tek bir konu ile ilgili yazılarla sıkmayın. Eğer bir ürün satıyorsanız ve bunun için Twitter’ı kullanıyorsanız, okuyucularınız biraz pazarlama ve ürün reklamı görmeyi bekliyor demektir. Yine de, eğer okuyucularınızın takibinin devamını istiyorsanız, onları bunaltmamak için özen gösterin.

9 – Sohbeti kolaylaştırın. Twitter’ın sadece bilgi paylaşımından ibaret olduğunu kimse iddia etmiyor. Soru sorarak sohbet ortamı yaratabilirsiniz. Anketler düzenleyin, insanları düşünmeye itecek sorular sorun ve okuyucularınızı cevap vermeye itecek eşsiz yöntemler bularak kendinizi Twitter’da daha iyi pazarlayın. Sohbet, şirketinizi Twitter üzerinden pazarlarken dikkate almanız gereken önemli bir etken, bu nedenle ziyaretçilerinize sorular sorarak onların cevap vermelerini teşvik edin.

10 – İlgili Twitter beslemelerini takip edin. Yeni bir Twitter beslemelerini takip ettiğiniz zaman, bu beslemenin sahibine bilgilendirme mesajı gönderilir. Bu yolla takip ettiğiniz yazarlar sizin varlığınızdan haberdar olur. Bu da sizin pazarlama kampanyanıza daha fazla trafik çekmenizi sağlayacaktır.

Yukarıda saydığımız on temel stratejiyi izleyerek Twitter üzerinden yürüttüğünüz pazarlama çalışmanızı daha verimli hale getirebilirsiniz. Zaman ilerledikçe Twitter’ın işinizde ne kadar büyük farklılıklara yol açtığını göreceksiniz. Twitter üzerinde pazarlama yapmak zor değil, ancak başarılı olmak için uymanız gereken bazı temel kurallar var. İster bir ürün ya da bir servis satın, ya da internet üzerindeki varlığınızın daha fazla kişi tarafından fark edilmesine çabalayın, Twitter sizin ya da şirketinizin üzerine beklediğiniz ilgiyi çekmeniz için artılarla dolu bir yoldur.

Kaynak:

Sabri Küstür

http://www.twitternedir.com

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
Etiketlendi: , ,

Twigy Nuri Alço Terlikleri

Ağustos 14, 2009 · Yorum Yapın

2975pos 

Yenilikçi terlikleriyle terlik sektörünü canlandıran ve geliştiren Twigy, Yıldız’daki mağazasının açılışında, “Yıldız Terlik Üniversitesi” reklamından dolayı 15 bin TL cezaya tabi tutulmuştu. Twigy’nin şimdiki kampanyası ise, bir slogan üzerine değil yeni bir ürünle. Twigy kış sezonuna Nuri Alço terlikleriyle hazırlanıyor.

i

Üzerinde gazoz şişesi resmi olan ve “İç Yavrum Açılırsın” ve “Bana Abi Deme” yazılı terlikler bir hayli popüler olacağa ve çok tutulacağa benziyor. Son dönemde retro modasıyla tekrar moda olan Nuri Alço ve meşhur repliklerini terliğiyle birleştiren Twigy, özellikle üniversite öğrencilerini ve yeni mezunları bu terliklerle kalplerinden vuracak.

Terliğin fiyatı da bu hedef kitleye uygun şekilde düzenlenmiş, sadece 25 TL.

Sadece yeni bir ürün değil tabi ki bu terlikler, medyanın, magazin programlarının ilgi göstereceği. Gençlerin kulaktan kulağa birbirine yayacağı, ya da eğlenceli hediyeler almak isteyenlerin birbirine alacağı dolayısıyla adından çokca söz ettirecek terlikler. Twigy bu sayede bir yandan satış yaparken bir yandan da markasından bir hayli söz ettireceğe benziyor

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
Etiketlendi: , , , , , , ,

Ekmek kokusuyla pazarlama

Ağustos 11, 2009 · Yorum Yapın

            Perakendeciler, müşterinin dikkatini çekip daha fazla harcatmak için her gün yeni bir yol buluyor. Perakendecinin son buluşu taze ekmek kokusu veren sprey. Acıkma hisse uyanan müşteriler daha çok alışveriş yapıyor.normal_ekmek
        Mağazadan içeri girdiniz. Taptaze sebze ve meyveler iştahınızı açıyor. Mağaza içinde ilerledikçe, mis gibi taze ekmek kokusunu içinize çekiyorsunuz. Deterjan reyonunda yeni yıkanmış çamaşır kokusuyla ferahlık hissediyorsunuz. Tıpkı evinizdeki gibi… Mağazada gezerken size neşeli müzikler eşlik ediyor. İyice rahatladınız, alışveriş yapmak artık daha eğlenceli değil mi?
Krizin etkilerini silmek için birbiri ardına yeni pazarlama sistemlerine odaklanan perakende sektörü, müşteriyle markalar arasındaki bağı sağlamlaştırmak için artık en “ince duygular”a hitap ediyor. Son yıllarda öne çıkan kategori ve “duyusal pazarlama”nın daha da fazla ağırlık kazandığı sektörde, mağazada kullanılan koku çeşitlerinden müziklere, ürünlerin dizildiği raftan müşterinin mağaza içinde nereden dolaşmaya başlayacağına kadar her ayrıntı titizlikle ele alınıyor.

→ yorum bırakKategoriler: Uncategorized
Etiketlendi: , , , ,