Marka İletişimi
Nur Özer
İletişim olmadan ve iletişim tekniklerini bilmeden bir marka yaratmak olanaksızdır. Marka yaratırken amaç, müşterilere ulaşmak ve onların ilgisini markamıza çekmek olduğuna göre marka yaratma aşamasının öncesinde ve sonrasında sık sık başvurulacak teknikler iletişim teknikleri olmaktadır.
İletişim kanallarının çok çeşitli olduğu günümüzde birçok marka öyküsünde de olduğu gibi farklılık yaratma özellikle iletişim kanallarını etkin kullanma veya kendi iletişim kanallarını oluşturma ile gerçekleşmiştir. Bu nedenle geleneksel birçok iletişim yolu yanında yenilikçi yöntemlerde de farklılaşma noktasında odaklanılmalıdır. Farklı iletişim ise pazarda bulunmayan, tanınmayan ya da az sayıda ve düşük verimlilikte kullanılan “yeni” iletişim kanalların aktif ve etkin kullanımı ile doğrudan ilgilidir. Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler yeni kanalları geleneksel kanallardan daha aktif, daha etkin ve çok daha maliyetli biçimde ortaya çıkarmıştır. Rekabeti farklı boyutlara taşıyan bu yenilikler markanın yeni odak noktalarından biridir. Devamı için tıklayınız.
Marka Hataları
Nur Özer
Polaroid 1937 yılında Harvard’lı Edwin Land tarafından kuruldu. Polaroid ikinci dünya savaşından sonra ‘şipşak fotoğrafçılığın’ tek adı oldu. 1990’lara kadar bu üstünlüğünü korudu. Uzun süre Kodak’ın çıkardığı ‘şipşak fotoğraf makinaları’ ile rekabet etmeye çalıştı. Daha sonra film banyosu süresini kısaltan teknolojik yenilikler ve dijital gelişmeler karşısında kendini yenileyemeyerek, marka değerinden çok şey kaybetti. Polaroid insanlar için aynı zamanda bir ‘eğlence aracı’ olarak görüldüğünü çok sonra farketti ama o zaman da iş işten geçmişti. Polaroid 2001 yılında iflasını istedi ve Bank One tarafından satın alındı, şu anda can çekişiyor.
Kodak deyince aklınıza ne geliyor? Sarı karton bir film kutusu? Evet, dünyadaki birçok insanın aklına Kodak deyince aynen bu görüntü geliyor. 1885 yılında temelleri atılan Kodak’ın 1995 yılına kadar insan aklında bıraktığı iz buydu ve onu kimse dijital teknolojilerle birlikte anımsamıyordu. Yoksa siz hálá Kodak’ı eskisi gibi mi algılıyorsunuz? Kodak 1995 yılında bu yana Sony, Minolta, Canon, Sharp, Casio gibi daha ‘dijital’ olarak algılanmaya çalışıyor ve siz onu hálá eskisi gibi algılıyorsunuz. Durun, üzülmeyin, suç sizde değil. Bir konudaki başarı ya da başarısızlık çok derinleşince bir markayı eski konumundan oynatmak mümkün olmuyor ki!. Bazı sektörlerde teknoloji çok belirleyici ve bir süre statik kalanlar bir daha uzun süre kendilerine gelemiyorlar. Uzmanlar Kodak’a yeni bir marka yaratmasını öneriyorlar. Devamı için tıklayınız
Adı hiç duyulmamış bir kolalı içecek, özellikle çocuklar arasında hızla yayılıyor. Benzerlerine göre daha ucuz olan Chat Kola’nın reklamı veya tanıtımı yapılmıyor. Ürüne öyle bir slogan bulmuşlar ki, efsane etkisi yaratıyor: Chat Cola; Sanal Dostlukların Gerçek Tadı. Kimilerine göre popülerliğini, isminin cihat olarak telaffuz edilmesine borçlu. Varoş semtlerde hafifçe kıvrılan minicik ellerin serçe parmaklarının birbirine uzanarak sarfedilen “Tamam o zaman, var mısın iddiaya, Chat Kola’sına?” cümleleri yaygın.
Chat Kola’nın popülaritesini anlamak için malum yerlerde biraz yürümek yeterli. Sağlı sollu hemen her kuytuda, her bucakta kimi rastgele atılmış, kimi kibarca bırakılmış boş Chat Kola şişeleriyle karşılaşırsınız. Şişeleri gören kişiler ilk bakışta Coca Cola’nın küçük boy yeni bir ürün çıkardığını sanıyor. Fakat 250 mililitrelik şişelerin üzerindeki ambleme yakından bakınca “Coca Cola” yerine “Chat Cola” yazdığını fark ediyorsunuz. Asıl eğlenceli ibare ise amblemin hemen üstünde yer alıyor: Coca Cola’nın meşhur “Hayatın Tadı” sözü, Chat Kola’da “Sanal Dostlukların Gerçek Tadı” olmuş..Devamı için tıklayınız.
MARKA YERLEŞTİRME
Yazan: suigenuris Aralık 19, 2008
MARKA YERLEŞTİRME
Nur Özer
Geleneksel reklamların maliyetleri hızla artmaktadır ve reklamların etkinliği kanal
değiştirme ve televizyon programlarını kaydedip, reklamları ayıklayabilen dijital görüntü kayıt cihazlarındaki artışa bağlı olarak azalmaktadır. Bu yüzden tüketicisinin yasam tarzını gözlemleyen reklamcılar alternatif, geleneksel olmayan yeni mecralar üretmek zorunda kalmıştır. Bu durum özellikle daha genç ve zengin kitleleri hedefleyen ürün ve hizmetlerin reklamını yapan reklamcılar için geçerlidir. Çünkü söz konusu sosyo-ekonomik gruplar televizyondaki reklamlara karsı büyük bir dirence sahiptirler Yeni mecralar arasında pazarlama literatüründe en çok tartışılan, araştırılan, önerilenlerden bir tanesi “marka yerlestirme” olarak öne çıkmaktadır. Marka yerleştirme konusunda dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da, yerleştirilenin bir ürün değil bir marka olduğudur. Bir filmde kahve yerine kolalı bir içeceğin yer almasında tüketici dikkati açısından bir şey fark etmeyebilir. Fakat içeceğin Coca Cola ya da Pepsi Cola gibi markalı bir ürün olması durumunda, tüketici üzerindeki etkisi daha farklı olabilir. Devamı için tıklayınız.
ÖZEL MARKALAR
Nur Özer
Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde özel markalar geleneksel olarak ulusal markalar tarafından ele geçirilmiş olan pazar bölümlerinde yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Perakendecinin ürün geliştirmeden, ürünün depolanmasına ve pazarlanmasına kadar tüm sorumluluğu üstlendiği özel markalar perakendeciler tarafından üretilen veya ürettirilen, perakendecinin satış noktalarında kendi adı veya kendi markasıyla satılan tüketim malları olarak tanımlanmaktadır. Önceleri ulusal markaların ucuz bir taklidi olarak görülen ve daha çok satınalma gücü düşük tüketici kitlelerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkan özel markalar, dağıtım kanallarında rekabet dengesinin perakendecilere geçmesi ve bunların büyük cirolara ulaşmasıyla güçlenmiş ve günümüzde yüksek kaliteli ulusal markalara ciddi birer rakip haline gelmiştir.Devamı için tıklayınız.
Marka Genişleme Stratejileri
Nur ÖZER
Mevcut pazara daha da nüfuz etmek veya yeni pazarlara doğru genişlemek için mevcut ürünler kullanılabilir ise de firmanın uzun vadede başarısı için yeni ürün sürümü genellikle hayati öneme sahiptir.
Bir firma yeni bir ürün piyasaya sürdüğünde bu ürüne koyacağı marka ismi için bir çok seçeneğe sahiptir. Bunlar; ayrı olarak yeni ürün için seçilmiş yeni bir marka ismi geliştirme, mevcut markalarından birini uygulama veya mevcut bir marka ile yeni markanın bileşimini kullanma seklinde özetlenebilir.
“Marka Genişlemesi” (Brand Extension) kavramı genel olarak firmanın oluşturulmuş bir marka ismini yeni bir ürünü piyasaya sürmek için kullanmasıdır. Yani yeni ürünün mevcut marka ismi ile ya da mevcut marka ile yeni bir markanın bileşimi olan bir marka ismiyle sunulmasıdır.
Yeni marka adı mevcut bir marka ile birleştirilir ise alt-marka (sub-brand ) olarak da adlandırılabilir. Genişleme için kullanılan mevcut marka ana marka (parent brand)(çekirdek marka) olarak adlandırılır. Eğer ana marka, genişlemesi neticesinde birden çok ürün ile ilişkilendirilmiş durumda ise aile markası (family brand) olarak da adlandırılabilir. Devamı için tıklayınız.
