Etiket Arşivi: pazarlama

Pazarlama dünyasının yeni dijital oyuncağı: Augmented Reality (AR)

Augmented Reality (AR – “yükseltilmiş gerçeklik” veya “zengin gerçeklik” şeklinde Türkçe’ye çevrilebilir) gerçek görüntüler ile bilgisayar ortamında yaratılan sanal görüntülerin, dijital ortamda birleştirilip eşzamanlı olarak işlenmesi sürecini ifade ediyor. Burada asıl enteresan olan nokta, sanal görüntülerin gerçek görüntülere “etkileşimli şekilde” ve “gerçek zamanlı” entegre edilmesi… Pratik hayattan bir örnek vermek gerekirse, örneğin bir masa düzlemini algılayabilir ve masanın gerçek zamanlı görüntüsü üzerinde bilgisayar ortamında bir yarış oyunu oynayabilirsiniz. Böylece masa üzerindeki değişimleri oyuna yansıtabilir yada bilgisayar ortamındaki elementleri kontrol etmek için gerçek dünyadan girdi (input) kullanabilirsiniz. Masa düzlemini gerçek zamanlı 3 boyutlu uzayda değiştirebilir ve ekrandaki dijital içeriğin de bu değişikliğe ayak uydurmasını izleyebilirsiniz.

AR nasıl çalışır?

AR gerçek dünyayı tanımak ve tanımlamak için “tracking” diye adlandırdığımız izleme teknolojilerinden faydalanıyor. Bu her AR projesinin tanımlanabilir ipuçlarına ihtiyacı var. Bu ipuçları görsel kodlar olabileceği gibi, GPS koordinatları gibi tanımlayıcı kodlar da olabiliyor. Kodlar özel hazırlanabileceği gibi, herhangi bir obje de kod olarak tanımlanabilir. Bu ipuçları dijital ortamda ikinci bir (sanal) uzay yaratmamıza ve perspektifi derinlik gibi gerçeklik elementleri oluşturmamıza yarıyor. Bir kere sanal ve gerçek uzayı eşledikten sonra, dijital görüntüleri işlemek ve gerçek dünyaya uyumlu şekilde göstererek AR görüntüsü elde ediliyor.

.

AR’nin faydası

AR’nin en büyük faydası “etkileşim” kavramında yatıyor. Kullanıcıya çok daha zengin bir etkileşim ortamı sunuyor. Ayrıca dijital dünya ile sanal dünyayı birleştirmesi de etkileşime kattığı yeni bir perspektif. Artık bilgisayar ekranı ve odanız iki ayrı dünya değil. Birbirleriyle adeta konuşuyorlar… Böylece masanızın üzerinde arabasız araba yarışı oynayabiliyor ya da avucunuzda bir 3D bir karakteri dans ettirebiliyorsunuz. Üstelik siz elinizi hareket ettirdikçe AR içeriği de buna yanıt veriyor. Bu etkileşimi Mouse & Klavye sınırlamalarından kurtarıyor ve ellerimizle yönetebildiğimiz yeni bir dijital dünyanın kapılarını aralıyor.

AR örnekleri

AR’nin ilk örnekleri kompleks yazılımlar ve işlemci güzüne dayanıyorken, artık online veya mobil mecrada mecrada kullandığımız örnekler üzerinde çalıştıkları elektronik aletler ile uyumlu olacak şekilde daha az kaynak tüketiyor. Yani basitleştirilmiş ve optimize edilmiş AR projelerini son kullanıcıya cep telefonu veya kişisel bilgisayar üzerinden sunmak mümkün. Cep telefonları Java tabanlı yazılımlara yönelirken, bilgisayarlarda son kullanıcıya sadece Flash üzerinden erişmek mümkün.

Ticari anlamdaki Flash tabanlı ilk AR uygulaması ise Türkiye’den çıktı. 2FRESH tarafından Kotex Young için hazırlanan Kita’nın Sihri projesi dünyada FLAR Araç Kiti ile Flash üzerinde hazırlanan ilk ticari iletişim çözümü oldu.

AR alanında dünyada son kullanıcıya ulaşan halen sayılı dijital reklam örneği var. Bu alanda öne çıkan yaratıcı uygulamalar;

  • Kita’nın Sihri
    Kotex Young için 2FRESH tarafından hazırlanan Kita’nın Sihri, dünyada Flash platformu üzerindeki ilk ticari çözüm. Aşağıdaki örneklerden en büyük farkı harici plug-in veya yazılım gerektirmeden, %90′ların üzerinde penetrasyonu olan Flash oynatıcı üzerinde çalışması. Kita’nın Sihri Kotex Young’un sevilen karakteri Kita’yı kızların odasına, masasına hatta avucunun içine getiriyor. Kızlarla Kita arasındaki bağı güçlendirirken AR’nin sihri ile genç kızları büyülü bir dünyaya götürüyor…
  • Mini
    Mini’nin AR ilanı aracı ekranda 3 boyutlu incelemenize olanak sağlıyor. Ürün odaklı… Ekranda 3 boyutlu modellenmiş olarak duran Mini’ye, elinizdeki kağıda basılı görsel kodu kullanarak dilediğiniz açıdan bakabiliyorsunuz. Yalnız, AR uygulaması için İnternet gezgininize harici ve yüksek MB’lı bir plug-in kurmanız gerekiyor…
  • BMW Z4
    Z4 uygulaması BMW grubunun önceki “Mini” uygulamasından farklı olarak web tabanlı değil. Özel bir yazılım indirip bilgisayarınıza kuruyorsunuz. Önceki Mini uygulamasına kıyasla çok daha interaktif ve reklam kampanyası ile bütünleşik hazırlanmış… İngiltere’deki Z4 ile boyama filmleriyle bağlantı kurularak, oyuncunun kendi tuvalini boyamasına olanak tanıyor… 
  • GE Ecomagination
    General Electric “Ecomagination” vizyonunu anlattığı siteye bir de AR oyuncağı yerleştirmiş. Ekranınızda beliren rüzgar tribünlerini üfleyerek döndürebiliyorsunuz (AR ile birlikte mikrofon ve ses bağlantısı kullanılmış). Sitenin genel konsepti içinde başarılı çözülmüş bir proje olmuş.
  • Toyota iQ
    Görünen o ki, otomotiv sektörü AR’yi sevmiş ve benimsemiş durumda. Toyota da Mini’ninkine benzer bir AR uygulaması hazırlamış. Yeni ve faklı olarak arabayı yolda kullanabiliyor ve aracı parçalarına ayrıp gerçek hayatta göremeyeceğiniz bir açıdan görebiliyorsunuz. 
  • Diğer
    Google G1 Android üzerinde çalışan “Enkin” ve “Wikitude” uygulamalarını da mobil AR çalışmalarının ilk örneklerinden. Mobil AR için iPhone üzerinde çalışan “Sekai Camera” da başarılı bir mobil AR örneği. Nokia N95 Smart Phone’da oynayabileceğiniz “AR Tower Defense” diğer bir AR uygulaması…

Oyun demişken, yakında Monopoly’deki evleri de gerçekten “inşa” edebileceğiz gibi gözüküyor. Sanıyorum sizin de gözünüzün önüne ekranda çalışan vinçler ve oyun tahtası üzerinde yükselen oteller geliyor… 

Markanız için AR

Gelelim işin en can alıcı yerine: Siz AR’yi markanız veya ürününüz için nasıl kullanabilirsiniz?

Şüphesiz AR’nin ilk akla gelen çözümleri “Mini”, “BMW Z4″ veya “Toyota iQ” örneklerinde olduğu gibi ürün odaklı demolar üretmek ve bunları kullanıcının eline vermek. Öte yandan bir adım ileriye gitmek istediğimizde, pek çok diğer reklam aracı gibi, AR de fikir ve yaratıcı güç ile anlam kazanıyor. Etkisi ve güzü artıyor. Sıra dışı ve farklı olabildiğiniz oranda rakiplerinizle arayı açmanıza ve mesajınızı vermenize olanak tanıyor. “Kita’nın Sihri” ve “Ecomagination” bu anlamda bir adım daha önde; kampanya fikri ile örtüşmüş ve bütünleşik bir iletişime hizmet eden örnekler… Önemli olan nokta, yine – her zaman olduğu gibi – detayları doğru çözmek ve yapmış olmak için değil, uygun ve gerekli olduğu için AR’yi pazarlama iletişiminize hizmet eder bir noktada kullanmak.

Bu makale 15 Haziran tarihli IP Magazine’de yayınlanmıştır.

Twitter’da verimli pazarlama için 10 altın ipucu

twitter-money

İnternetteki en yeni sosyal medya sitelerinden biri olan Twitter blogculara ve diğer internet kullanıcılarına iletişim için tamamen yeni bir yol sunuyor. Twitter mikro bloglama denen kavramı literatüre soktu, küçük ve hızlı hazırlanan içerikle iletişimin yolunu açtı. Normal blog formatlarından nasıl kazanç sağlayacağını bilenler Twitter’un avantajlarını da keşfedebilir, blogculuktan kazandıklarını daha hızlı ve daha küçük boyutlu format ile kazanabilirler. İşte Twitter’da verimli bir pazarlama için dikkate almaya değer 10 ipucu:

1 – İlk olarak, sürekli yazı yazmak ile spam mesaj göndermek arasındaki farkı bilmeniz gerekiyor. Twitter’da spam olayına girmek istemezsiniz diye düşünüyoruz. Bunun yerine, abonelerinizin okumak için can atacağı anlamlı, ilgili ve okunabilir yazılar yazmayı istersiniz. Twitter’ı pazarlama mecrası olarak kullanan birçok kullanıcı spam mesajlar gönderme hatasına düşüyor ve pazarlama maceralarını erkenden sonlandırmak zorunda kalıyorlar. Twitter sosyal bir ağ, spam mesajların atılacağı bir yer değil. Eğer okuyucularınızı spam mesajlarıyla bezdirirseniz, hiç kimse bir daha sizin sayfanıza uğramayacaktır. Uzun lafın kısası, sürekli spam tarzı mesajlar göndererek hiçbir yere varamazsınız. Bu nedenle vaktinizi boşa harcamayın.

2 – Twitter’da yazmaya başlarken neyi tanıtmak istediğinize iyi karar verin. Eğer amacınız Twitter üzerinden web sitenize ya da işinize maksimum ziyaretçiyi ya da müşteriyi çekmek istiyorsanız, bu nokta çok önemli. Eğer ürününüzü iyi biliyor ve pazara sürmenin neler getireceğini anlıyorsanız, o halde siz diğerlerindne bir adım öndesiniz ve burası sizin için gerçekten uygun bir ortamdır.

3 – Sayfanıza ne tür bilgiler koyacağınızı bilmeniz oldukça önemli. Hem kendi tweet’lerinizi yazarken, hem de diğerlerinin mesajlarına cevap verirken. Eğer diğer işlerle nasıl iletişim kuracağınıza dair rutin bir planınız varsa, Twitter’da ve bu servis üzerinden iletişim kurduğunuz kişilerle ilişkilerde başarılı olacaksınız demektir.

4 – Twitter’daki pazarlama stratejinizi ateşleyecek etkenlerden biri de Twitter’da nasıl verimli bir iletişim kurulacağını öğrenmektir. Twitter’ı sohbet için bir ortam olarak kullanabilirsiniz, ancak eğer sizin Twitter girişlerinizi okuyan kişilerle verimli bir iletişim kurmayı becerebiliyorsanız.

5 – Twitter’daki pazarlama girişiminizden alabileceğinizin en fazlasını almak istiyorsanız, toplulukta nasıl bir rol alacağınızı öğrenmeniz ve süreç sırasında düzgün bir iletişim kurmak hayati önem taşıyor. Twitter büyük oranda topluluk tabanlı bir sosyal ağ sitesi. Bu nedenle, kendi iş amaçlarınız için sitede yazarken diğer müşterilerle, kullanıcılarla ya da kuruluşlarla iletişim kurmaz, sohbet etmezseniz hiçbir yere varamazsınız.

6 – Twitter hesabınızı olabildiğince doldurun. Profil sayfasına bir resim yükleyin ve işinizle ilgili bazı bilgiler ekleyin. Böylelikle sizin Twitter sayfanızı ziyaret edenler kimin yazılarını okuduklarını daha iyi bileceklerdir. Twitter gibi sosyal ağ sitelerinin mantığı da bu zaten. İçeriğin kişisel olması… Okuyucularınız sizin hakkınızda daha fazlasını bildikçe, bunun karşılığında sizin de alacaklarınız giderek artacaktır.

7 – Twitter girişiminizden maksimumu almak istiyorsanız bir plan dahilinde ilerleyin. Biraz araştırma yapın, Twitter’da yazmaya başlamadan önce bu sitenin ne olduğu hakkında iyice fikir sahibi olun. Yazı yazmak için temel bir taslak oluşturun, sağlam bir planı elde edince de artık işe koyulabilirsiniz. Eğer iyi bir plan yaparsanız, Twitter üzerinden işinizi, ürününüzü ya da servisinizi daha fazla kazanç getirecek şekilde pazarlayabilirsiniz.

8 – Ürününüzün promosyonunu yaparken aşırıya kaçmayın. Ürününüz ya da servisinizle ilgili Twitter girişleri yaparken, bunu Twitter’daki yegâne bulunma sebebiniz haline getirmeyin. Şirketinizle, ürünlerinizle, endüstriyle ve diğer herşeyle ilgili her çeşit bilgiyi Twitter aracılığıyla paylaşın. Okuyucularınızı tek bir konu ile ilgili yazılarla sıkmayın. Eğer bir ürün satıyorsanız ve bunun için Twitter’ı kullanıyorsanız, okuyucularınız biraz pazarlama ve ürün reklamı görmeyi bekliyor demektir. Yine de, eğer okuyucularınızın takibinin devamını istiyorsanız, onları bunaltmamak için özen gösterin.

9 – Sohbeti kolaylaştırın. Twitter’ın sadece bilgi paylaşımından ibaret olduğunu kimse iddia etmiyor. Soru sorarak sohbet ortamı yaratabilirsiniz. Anketler düzenleyin, insanları düşünmeye itecek sorular sorun ve okuyucularınızı cevap vermeye itecek eşsiz yöntemler bularak kendinizi Twitter’da daha iyi pazarlayın. Sohbet, şirketinizi Twitter üzerinden pazarlarken dikkate almanız gereken önemli bir etken, bu nedenle ziyaretçilerinize sorular sorarak onların cevap vermelerini teşvik edin.

10 – İlgili Twitter beslemelerini takip edin. Yeni bir Twitter beslemelerini takip ettiğiniz zaman, bu beslemenin sahibine bilgilendirme mesajı gönderilir. Bu yolla takip ettiğiniz yazarlar sizin varlığınızdan haberdar olur. Bu da sizin pazarlama kampanyanıza daha fazla trafik çekmenizi sağlayacaktır.

Yukarıda saydığımız on temel stratejiyi izleyerek Twitter üzerinden yürüttüğünüz pazarlama çalışmanızı daha verimli hale getirebilirsiniz. Zaman ilerledikçe Twitter’ın işinizde ne kadar büyük farklılıklara yol açtığını göreceksiniz. Twitter üzerinde pazarlama yapmak zor değil, ancak başarılı olmak için uymanız gereken bazı temel kurallar var. İster bir ürün ya da bir servis satın, ya da internet üzerindeki varlığınızın daha fazla kişi tarafından fark edilmesine çabalayın, Twitter sizin ya da şirketinizin üzerine beklediğiniz ilgiyi çekmeniz için artılarla dolu bir yoldur.

Kaynak:

Sabri Küstür

http://www.twitternedir.com

Twigy Nuri Alço Terlikleri

2975pos 

Yenilikçi terlikleriyle terlik sektörünü canlandıran ve geliştiren Twigy, Yıldız’daki mağazasının açılışında, “Yıldız Terlik Üniversitesi” reklamından dolayı 15 bin TL cezaya tabi tutulmuştu. Twigy’nin şimdiki kampanyası ise, bir slogan üzerine değil yeni bir ürünle. Twigy kış sezonuna Nuri Alço terlikleriyle hazırlanıyor.

i

Üzerinde gazoz şişesi resmi olan ve “İç Yavrum Açılırsın” ve “Bana Abi Deme” yazılı terlikler bir hayli popüler olacağa ve çok tutulacağa benziyor. Son dönemde retro modasıyla tekrar moda olan Nuri Alço ve meşhur repliklerini terliğiyle birleştiren Twigy, özellikle üniversite öğrencilerini ve yeni mezunları bu terliklerle kalplerinden vuracak.

Terliğin fiyatı da bu hedef kitleye uygun şekilde düzenlenmiş, sadece 25 TL.

Sadece yeni bir ürün değil tabi ki bu terlikler, medyanın, magazin programlarının ilgi göstereceği. Gençlerin kulaktan kulağa birbirine yayacağı, ya da eğlenceli hediyeler almak isteyenlerin birbirine alacağı dolayısıyla adından çokca söz ettirecek terlikler. Twigy bu sayede bir yandan satış yaparken bir yandan da markasından bir hayli söz ettireceğe benziyor

Ekmek kokusuyla pazarlama

            Perakendeciler, müşterinin dikkatini çekip daha fazla harcatmak için her gün yeni bir yol buluyor. Perakendecinin son buluşu taze ekmek kokusu veren sprey. Acıkma hisse uyanan müşteriler daha çok alışveriş yapıyor.normal_ekmek
        Mağazadan içeri girdiniz. Taptaze sebze ve meyveler iştahınızı açıyor. Mağaza içinde ilerledikçe, mis gibi taze ekmek kokusunu içinize çekiyorsunuz. Deterjan reyonunda yeni yıkanmış çamaşır kokusuyla ferahlık hissediyorsunuz. Tıpkı evinizdeki gibi… Mağazada gezerken size neşeli müzikler eşlik ediyor. İyice rahatladınız, alışveriş yapmak artık daha eğlenceli değil mi?
Krizin etkilerini silmek için birbiri ardına yeni pazarlama sistemlerine odaklanan perakende sektörü, müşteriyle markalar arasındaki bağı sağlamlaştırmak için artık en “ince duygular”a hitap ediyor. Son yıllarda öne çıkan kategori ve “duyusal pazarlama”nın daha da fazla ağırlık kazandığı sektörde, mağazada kullanılan koku çeşitlerinden müziklere, ürünlerin dizildiği raftan müşterinin mağaza içinde nereden dolaşmaya başlayacağına kadar her ayrıntı titizlikle ele alınıyor.

….:::: ARG ::::…

 

….::::İnteraktifin yeni trendi; “ARG” ::::…

Advergamelerden sonra interaktif pazarlamada yeni trend; ARG’ler yani “Alternate Reality Game”ler. Peki nedir bu ARG’ler ve markalara ne kazandırırlar?

ARG’ler sanal ve gerçek dünyayı birleştiren bir yapıya sahip. Advergamelerden farklı olarak da ARG’ler bir çok mecrayı bir arada kullanıyor ve oyuncular advergame’lerdeki gibi oyunu yöneten konumda değil, daha çok oyunun bir parçası oluyorlar ve tamamen kendilerini oynuyorlar.Çoğunlukla kaybolan bir nesneyi ya da kişiyi bulma arama üzerine kurgulanan ARG’ler oyunculara oldukça geniş hareket olanağı sunuyor. Hatta kimi zaman oyuncular oyunun kurgusunda bile değişiklik yapabiliyor.

Başta ABD olmak üzere birçok batılı ülkede sıklıkla başvurulan bir interaktif pazarlama yöntimi olan ARG’ler daha çok sinema ve dizi filmlerinin ve hızlı tüketim ürünlerinin pazarlanmasında kullanılıyor.

Ülkemizden bazı ARG örnekleri

r_b3fy0at3ddi8x47dd4hy

 

 Coco star reklamlarının  yıldızı seyahat ve macera adamı yaman gezginin kaybolduğu ve arama çalışmalarının yapıldığı oyunda, ipuçları birleştirildi ve yaman gezgin seferberlik halinde bulunmaya çalışıldı ve bulundu. Yarışma 18.06.2008′de sona erdi. http://www.yamangezgin.com/

 content_image_%7B860FB552-377B-4fcc-9302-8D65C148E661%7D_1239813573

 

 Gece hayatının ve eglencenin vazgeçilmez markası Miller,Türkiye’nin en kapsamlı alternatif gerçeklik oyunu “Ritmi Koru” ile, tehlikede olan müziği ve eğlenceyi kurtarmayı ve macera düşkünlerini bu sıradışı deneyimin parçası olmasına davet etti. Hem internet üzerinde, hem de gerçek hayatta aynı zamanda gerçekleşen macerada kullanıcılar, tehlike altında olan müzik, yenilik ve eğlenceyi kurtarmaya çalıştı. Ritmi Koru, hayatın kendisini bir oyuna, değişik nesneleri ve mekanları oyun alanına dönüştürme olanağı sağlarken, heyecan severler maceranın izleyicisi değil, parçası oldu.  Sinemalarda gösterilen tanıtım filmi ile de dikkat çeken ve merak yaratan oyunu benzerlerinden ayıran en büyük özellik, bir ARG (Alternate Reality Game) olarak internetin yanında birçok platformu kullanıyor olması. Hikaye anlatımlarında oyun ve bulmacaları birlikte kullanarak oyunculara aktif olarak hikayeye katılma olanağını vermesi ve  Ritmi Koru; gizemli telefon mesajları, e-postalar ve partiler aracılığı ile heyecan severleri gerçek hayata da dahil etmesi oldu.

http://www.jaakinentakip.com/

 

Nikolas_Jaakinen

 

“Kadıköy Altıyol’daki Boğa’yı bilir misiniz? İşte onun yanındaki yavru boğa bir anda kayboldu. Kahramanımız Dedektif Jaakinen, boğayı bulmak için yardımlarınızı bekliyor…sizden yardım istenen olay ; eğer İstanbul’daysanız ve yolunuz bir şekilde Kadıköy’deki boğa heykelinin oradan geçtiyse bölgeyi biliyorsunuzdur. İşte o boğa heykelinin yanında aslında bir de yavru boğa heykeli var. Kötü haber, bu sevimli heykel çalındı. İyi haber, Nokia, yavru boğayı bulabilmesi için daha önce Aslan Kral’ın dublörü Neo, dünyanın en simetrik çizgilerine sahip beyaz kaplan Lily ile üzerinde delikler açıp bir bambuyu flüt gibi çalabilen panda Jojo’nun da aralarında bulunduğu pek çok canlı cansız hayvanı bulan Dedektif Nikolas Jaakinen’i İstanbul’a getirdi. Ama Jaakinen’in bir problemi var. Dilimizi bilmiyor ve bölgeyi hiç tanımıyor. Bu yüzden de sizlerden yardım istiyor……….” dediler ve oyun başladı. Oyun boyunca dedektiften aldığı tüyolara göre görevini başarıyla  gerçekleştiren yarışmacılara ödülleri dağıtıldı ve sonunda boğa Sultanahmet’te bulundu. Oyun boyunca kullanılan bannerlar; TV, sinema, açıkhava, viral, WOMM, gazete, internet, banner+advertorial, doğrudan ve gerilla pazarlama aktiviteleri oldu.

 

Artık tüketiciler nezdinde en önemli kapital olarak iyi vakit geçirmek öne çıkıyor. Bu nedenle markalar da bu yöne doğru kaymaya başladılar. Pazarlama araçlarını 360 derecelik bir bakış açısıyla değerlendirebilenler ise, maksimum interaktivite sağlamak ve fırsatları yakalamak amacıyla ARG’lere yönelmeye başladılar. Her gün maruz kaldığımız binlerce pazarlama faaliyetinin yanında, gerçek hayatla ve sanal hayatla koordineli giden bir hikaye tüketicinin ilgisini daha çok çekiyor, markayla duygusal bir bağ kurarak, deneyimlemelerini sağlıyor.

Çizgilerle Pazarlama

 

Pazarlama Kalıcı Beyin Hasarına Sebep Olabilir!!

n686949821_758837_2766

 

Cilalayıp Cilalayıp Yepyeni Bir Buluş Diye Yutturmak…

 

n686949821_758836_2511

 

Müşteri İlişkileri Yönetiminde Geleneksel Yöntemler..

n686949821_671746_4051

 

Tüketici Farklı Olmak İster Mi?

Tercihlerinde Rasyonel Midir?  

 

 

n686949821_292098_4903

 

 

İhtiyaç Yaratmak Etik mi?

n686949821_292099_5095

 

Yanıltan Kampanyalar

n686949821_292100_5260

 

Emperyalizmin Rekabet Ortamı..

 

n686949821_292102_5625

 

 

Planlı Ürün Eskitme

 

n686949821_292101_5456

 

 Müşteri İlişkilerini Yönetememe..

 

12haz

 

Tüketici kanmamalı, kandırılmamalı..

araba+karikat%C3%BCr

 

Kimseye zararı dokunmayacak kural dışılık..

 

blg5913

 

Bedavaya Para Yok Artık

(Parayı Veren Markayı Basar)

karikatur-pazarlama

 

İşte Fark..

thedifferencebetween

İki Hikaye

bardak
Ortada olan tek bir şey ama, onu sen nasıl görüyorsun, ben nasıl görüyorum.. Ne algılıyoruz, ne sunuyoruz? İşte olaylara bakışımızla ilgili iki hikaye:

Zamanın birinde bir padişah rüyasında dişlerinin döküldüğünü ve tek bir dişinin kaldığını görür. Uyanır uyanmaz bir rüya tabircisi ister. Vezirler hemen bir rüya tabircisi bulur ve padişahın huzuruna getirirler. Padişah rüyasını anlatır ve rüya tabircisi konuşur:
“Padişahım bütün yakınlarınız ölecek ve yapayalnız kalacaksanız”
Padişah tabircinin bu yorumu üzerine “vurun boynunu deyyusun” der. Rüya tabircisi canından olur. Vezirler hemen başka bir tabirci bulurlar. Padişah rüyayı tekrar anlatır.

Yeni rüya tabircisi rüyayı şöyle yorumlar:
“Padişahım akrabalarınız içinde en uzun ömürlü siz olacaksınız”.

Padişahın içi rahatlar ve adamı 1000 altınla ödüllendirir. Klasik bir hikaye ama gayet gerçekçi. Tabirci tam bir pazarlama ustası gibi bardağa dolu tarafından yaklaşıp müşterisini damardan yakalamayı biliyor…

Pazarlamaya ve pazara bakışı modern bir hikayeyle de anlatabiliriz:
Amerikalı büyük bir ayakkabı firması, pazar araştırması yapması için bir çalışanını Afrika’ya yollar. İncelemelerini bitirip Amerika’ya dönen çalışan genel müdürüne araştırma sonucunu şöyle açıklar:

“Müdür bey, Afrika’da kimse ayakkabı giymiyor. Orada yatırım yapmak doğru olmaz”. Ve firma Afrika’da yatırım yapmaz.
Başka bir ayakkabı firması da aynı şekilde bir çalışanını Afrika’ya pazar araştırması yapmaya yollar. Bu çalışan ise müdürüne sonucu gayet heyecanlı bir şekilde şöyle açıklar:

“Müdür bey, müdür bey! Afrika’da çok büyük paralar kazanabiliriz, kimsenin ayakkabısı yok. Herkese ayakkabı satabiliriz”

Sonuç: Firma büyük paralar kazanır, çalışan da terfi eder!